Muhalefetin İktidar Olması İçin Bazı Tüyolar

 

Muhalefetin İktidar Olması İçin Bazı Tüyolar

Halkın ekseriyetinin ülke yönetiminde söz hakkı oldukları anlar seçim zamanlarıdır. Oy kullanmak gelecek beş yıl için taraf olmaktır. Sıradan vatandaşın en kutsal haklarının başında bu gelir. Partiler her beş senede bir (normal şartlarda) halkın karşısına çıkar ve ülke için hazırladıkları politikaları yahut fikirleri pazarlar. Kimi partiler iktidara talipken kimileri de gerçekte iktidar olamayacaklarını bilerek mecliste takınacakları tutumu izah ederler. Tabi ki normal şartlarda her parti iktidar olmak için siyaset sahnesindedir ama halkın teveccühünü hangi oranda karşılayabileceklerinin de bilincindedirler. Bu yüzden iktidar sırası kendilerine gelene kadar mecliste takınacakları tutum üzerinden siyaset üretirler. Buraya kadar her şey normal. Bazen partiler öyle seçim çalışması yaparlar ve halka öyle vaatlerde bulunurlar ki kazanmamak mümkün değil gibi görünür. Geçtiğimiz seçimde de benzer bir durum yaşadık.
Depremzedelere bedava ev.
Emeklilere 15 bin TL bayram harçlığı.
İlk otomobilde sıfır ÖTV.
Vergisiz cep telefonu.
Gençlere kültür kart adında aylık bin TL.
Bu vaatler böyle gidiyor.
Bir de ucu bucağı açık süslü kelimelerle bezenmiş vaatler var. Daha fazla demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü vs.

Muhalefet kanadı bu kadar vaade ve ülkede yaşanan olumsuzluklara rağmen seçimi kazanamayınca bunun nedenini iki ana sebebe bağlamayı uygun gördü. “Halk cahil” bir de “demek ki depremzedeler bedava ev istemiyorlar!”. Peki bunlar doğru mu? Yani halk gerçekten bedava ev yahut bol keseden dağıtılan paraları istemiyor mu? Gerçekten cahil mi?

Siyasi partilerin ve özellikle muhalefetin öğrenmesi gereken iki nokta var. Halk; oyunu kendi önceliklerine ve sizin verdiğiniz güvene göre kullanır. Öyle herkese ev vereceğiz dediğiniz için sizi tercih etmelerini beklemeniz safdilliktir. Vaatleriniz öncelikle gerçekçi olmalı.

Halk iki ayda verdiklerinize değil süregelen beş yılda neler yaptığınıza da bakar. Bir de öncelikler sıralaması var. Birisi için iki kg soğan fiyatı öncelikli iken bir diğeri için alkoldeki vergi miktarı bir başkası için milli sanayi hamlesi öncelikli olabilir. Bu öncelik sıralamasının hiç birisi diğerinden daha aşağı yahut daha yüksek değildir. Halkın büyük çoğunluğunun öncelik sıralamasına hitap eden siyasi partiler kazanacaklardır. Bu tabi ki sizin beş yıllık duruşunuzla da orantılı olacaktır. Yani önceliği mutfak masrafları olan bir kişi sadece siz bunu taahhüt ettiğiniz için sizi seçmek zorunda değildir. Sizin bunu yapıp yapamayacağınıza da bakacak.


Bir de güven ekseni var. Halk sizden bir duruşunuz olsun ister. Herkese sesleneceğiz diye oluşturduğunuz yapının dağınık görüntüsü, iktidarın değişmesini isteyenlerin bile geri durmasına sebep verir. Kendisine güvendirmeyen, reklam ajanslarının biçtiği rolü tiyatro öğrencisi edasıyla oynayan kişi halka geçmez. Buna rağmen değişim isteği çok yukarıda olanları bir şekilde “ehveni şer” çerçevesinde ikna edebilirsiniz yahut kendinize yöneltebilirsiniz. Bu da sizin kazanmanıza yetecek bir miktar değildir. Değişim isteyen gurubu ikna etmek için çok yönlü ve birbirinden tutarsız söylemler yerine, her söylemi kabul edecek liderlerle ayrı ayrı seçime girilmiş olsaydı ilk turda iktidar kanadı bu kadar yüksek oy alamaz ve ikinci turda birleşme çağrısı ile bu değişimi isteyenleri kucaklayabilirdiniz. Bunun yerine tüm özellikler bende diyerek yola çıktığınız anda tutarsızlıklar dünyasının kralı olursunuz ve sizinle değişim geleceğine mevcut düzen devam etsin fikrini artırırsınız. Bir videoda Atsız’ın kitabı bir videoda Dersim kitabı koymanız iki kesimi de ikna edemez. Fakat dersim kitabı ile yola çıksaydınız, Atsız’ı kabul eden diğer lider sayesinde ikinci turda bu kitlenin oyunu alabilirdiniz.
Çok dağınık olan yazıyı özetlemek gerekirse;
Halkın önceliklerini iyi tayin edeceksiniz…
Her önceliğe saygı duyacaksınız…
Ajans şirketlerinin amatör oyuncusu olmayacaksınız…
Bir duruşunuz olacak ve bunun halka geçmesinin uzun soluklu bir iş olduğunu bileceksiniz…
Tutarlı olacaksınız…
Teröre pirim vermeyeceksiniz…
Yabancı menşeili destekçilere hadlerini bildireceksiniz…
Muhalefeti susturmayacaksınız, tam aksine muhalifeti güçlendireceksiniz…
“Yakacağız, yıkacağız, iptal edeceğiz” değil daha iyisini yapacağız diyeceksiniz.
Halkın değerleriyle yahut sevinçleriyle dalga geçmeyeceksiniz.
Halka cahil muamelesi yapmayacaksınız.
Diğer partilere oy verenlere hakaret etmeyeceksiniz. Unutmayın bu öncelik sıralaması ile de ilgili bir durum ve yarın siz o vatandaştan oy isteyeceksiniz.
Üstten konuşan tayfanızı susturacaksınız.
Sosyal medyadaki yankı duvarlarından kurtulacaksınız. İki yeni yetme twitter kullanıcısının sizi ve partinizi yönetmesine müsaade etmeyeceksiniz.


23.05.2023

Yorumlar

Popüler Yayınlar